İçeriğe geç

Körlük kitabında neden noktalama işaretleri yok ?

Merhaba! Laye sayfasında bugün “Körlük kitabında neden noktalama işaretleri yok” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz.

Körlük Kitabında Neden Noktalama İşaretleri Yok? Saramago’nun Sessiz Çığlığına Biraz Kahkaha ile Bakmak

Bir gün virgülü kaybettim, hayatım değişti

Bazı kitaplar vardır, kapağını açınca hikâyeye değil, önce kendi alışkanlıklarınıza çarparsınız. Benim için Körlük kitabında neden noktalama işaretleri yok? sorusu tam olarak böyle bir çarpışmaydı. Hani sabah kahvenizi alırsınız, koltuğa oturursunuz, “Bugün biraz kitap okuyup kafamı dinlendireyim” dersiniz ya… Sonra kitap size dönüp “Önce şu kafandaki bütün düzen takıntılarını bir kenara bırak bakalım” der.

İşte José Saramago’nun Körlük kitabı tam olarak bunu yapıyor.

İzmir’de yaşayan biri olarak düzenle aram biraz gariptir. Trafikte herkes kendi kuralını yazarken, market kuyruğunda herkes “Ben aslında sırada değildim” bakışı atarken, ben hâlâ hayatın bir yerinde küçük bir düzen aramaya çalışıyorum. Mesela arkadaş grubunda biri mesaj atınca hemen cevap vermezsem içimden şöyle bir konuşma başlıyor:

“Acaba kızdı mı?”

“Yok canım, herkesin işi olabilir.”

“Ama üç saat oldu.”

“Belki telefonu kapalıdır.”

“Ya da artık benimle konuşmak istemiyordur.”

Sonra arkadaşım üç saat sonra gelip “Abi telefonun şarjı bitmişti” diyor. Ben de içimden kendi kendime “Beyin, sen gerçekten boş zaman bulunca çok tehlikeli yerlere gidiyorsun” diyorum.

Saramago’nun noktalama işaretsiz dünyası da biraz böyle. İlk başta insanın zihni bağırıyor: “Bir durun! Burada virgül nerede? Nokta neden yok? Cümle ne zaman bitecek?”

Ama biraz ilerleyince anlıyorsunuz ki mesele sadece yazım kuralları değil. Mesele, insanın alıştığı düzenin elinden alınması.

Noktalama işaretleri olmayınca ne değişiyor?

Normalde bir kitap okurken nokta bize nefes aldırır. Virgül küçük bir mola verir. Soru işareti düşüncemizi yönlendirir. Ünlem işareti heyecanı yükseltir.

Kısacası noktalama işaretleri, yazının trafik lambaları gibidir.

Kırmızı ışıkta dururuz, yeşilde geçeriz. Ama Körlük kitabında bu trafik lambaları sökülmüş gibidir. Herkes aynı yolda ilerlemeye çalışır ama kimse nerede duracağını tam bilemez.

Bir gün İzmir’de karşıdan karşıya geçerken bunu düşündüğümü hatırlıyorum. Trafik ışığı bozuktu. Herkes birbirine bakıyordu. Bir araba geçiyor, sonra bir yaya hareket ediyor, sonra herkes tekrar bekliyordu.

İşte Saramago’nun anlatım biçimi biraz buna benziyor.

Kuralların ortadan kalktığı bir ortamda insanlar nasıl davranır?

Düzen olmayınca ne olur?

Sınırlar kaybolunca insan kendini nasıl gösterir?

Kitaptaki noktalama eksikliği aslında bize küçük bir edebi oyun oynamıyor. Okuru hikâyenin içine çekiyor ve “Sen de bu karmaşanın içindesin” diyor.

Körlük kitabında neden noktalama işaretleri yok? sorusunun cevabı sadece biçim değil

Birçok kişi bu sorunun cevabını sadece “Saramago farklı bir tarz denemiş” diye düşünebilir. Evet, farklı bir tarz var ama olay bundan çok daha derin.

Saramago, insanların yaşadığı büyük bir toplumsal körlüğü anlatırken anlatımını da alışılmış kalıplardan çıkarıyor.

Çünkü kitapta insanların fiziksel olarak kör olması kadar, ahlaki ve duygusal olarak körleşmesi de anlatılıyor.

Düşünün, bir insan dünyayı göremiyor. Zamanla seslere, dokunmaya ve hislere güvenmeye başlıyor. Peki yazı da ona benzer şekilde daha “çıplak” hale gelirse ne olur?

Noktalama işaretleri olmayınca metin daha yoğun, daha karmaşık ve daha rahatsız edici bir hâl alıyor.

Tıpkı karakterlerin yaşadığı dünya gibi.

Bir yerde durup rahatça nefes almak isterken kitap sizi biraz daha ileri itiyor.

“Durabilir miyiz?”

“Hayır, devam.”

“Bir dakika düşüneyim.”

“Düşün ama yürürken düşün.”

Kitabın ritmi biraz böyle.

Saramago neden okuyucunun konforunu bozmak istedi?

Bence Saramago’nun yaptığı en ilginç şeylerden biri şu: Okuyucuyu güvenli koltuğundan kaldırıyor.

Çünkü çoğu zaman kitap okurken kendimizi kontrol sahibi hissederiz. Sayfa bizim elimizdedir. Ne zaman duracağımızı biliriz. Ne zaman ara vereceğimizi seçeriz.

Ama Körlük bu rahatlığı biraz elimizden alır.

Ben bunu bazen günlük hayatta da yaşıyorum. Mesela arkadaşlarla bir kafeye gideriz. Herkes sohbet eder. Ben de “Bugün sakin takılacağım” diye kendime söz veririm.

Beş dakika sonra:

“Abi geçen yıl söylediğin şeyi hatırlıyor musun?”

“Hayır.”

“Ben neden hâlâ onu düşünüyorum?”

Arkadaşlarım bana bakar.

“Sen yine kendi beyninle tartışmaya başlamışsın.”

Haklılar.

İnsan bazen kendi içinde o kadar çok konuşur ki, kafasının içine noktalama işareti koymak ister.

Biraz virgül.

Biraz duraklama.

Biraz “tamam, bunu yarın düşünürüz” noktası.

Saramago’nun kitabındaki noktalama eksikliği de biraz böyle bir his yaratıyor. Okur, karakterlerin yaşadığı belirsizliği sadece anlamıyor; biçimsel olarak da hissediyor.

Kitapta nokta olmayınca insan neden geriliyor?

Çünkü insan düzen sever.

Bunu kabul etmek lazım.

Telefon ekranındaki uygulamaların yerini değiştirince bile huzursuz olan insanlarız. Ben bazen telefonumda bir uygulamanın yerini değiştiriyorum, sonra beş dakika boyunca “Eski yeri daha mantıklıydı” diye düşünüyorum.

Yani benim beynim küçük değişikliklerde bile toplantı yapıyor.

Körlük ise bize çok daha büyük bir düzensizlik sunuyor.

Nokta yok.

Kesin sınırlar yok.

Rahat ilerleme yok.

Bu yüzden okur olarak biraz kayboluyoruz.

Ama zaten kitabın amacı da bu.

Çünkü körlük yalnızca gözlerin kapanması değildir.

Bazen insanın düşüncelerinin, vicdanının ve empatisinin de kapanmasıdır.

Saramago bize bunu anlatırken kullandığı dil ile de aynı duyguyu oluşturuyor.

Virgül olmayınca hayat gerçekten daha mı zor?

Aslında evet.

Bir düşünün, günlük hayatımızda bile noktalama işaretleri olmasa ne olurdu?

Arkadaşınıza mesaj atıyorsunuz:

“Geliyorum bekle”

Bu cümle normal.

Ama şöyle olsa:

“Geliyorum bekle”

Nereye vurgu yaptığınıza göre anlam değişebilir.

Ya da:

“Beni seviyorsun değil mi”

Soru işareti yoksa insan kendi kendine üç saat analiz yapabilir.

Benim gibi fazla düşünen biri için bu tam bir felaket olurdu.

Muhtemelen şöyle düşünürdüm:

“Acaba soru mu sordu?”

“Yoksa sadece bilgi mi verdi?”

“Beni sevdiğini zaten biliyor mu?”

“Ben neden yine buraya geldim?”

İşte Saramago’nun yaptığı şey, okuyucunun zihnindeki bu küçük karmaşayı büyütmek.

Bize kontrolsüz bir dünyanın nasıl hissettirdiğini anlatmak.

Körlük kitabında kullanılan bu anlatım tarzı neden başarılı?

Çünkü biçim ile içerik birbirini tamamlıyor.

Eğer Körlük çok klasik, düzenli ve mesafeli bir anlatımla yazılsaydı belki aynı etkiyi yaratmayacaktı.

Noktalama işaretleri olmayınca karakterlerin yaşadığı kaos daha güçlü hissediliyor.

Okur olarak biz de biraz “körleşiyoruz”.

Her şeyi kolayca ayıramıyoruz.

Kim konuşuyor?

Ne zaman konuşuyor?

Hangi duygu ön planda?

Bazen bunları çözmek için daha dikkatli okumamız gerekiyor.

Ama bu zorluk, kitabın önündeki bir engel değil. Tam tersine kitabın anlatmak istediği şeyin bir parçası.

Sonuç: Bazen kaybolmadan yolu bulamıyoruz

Körlük kitabında neden noktalama işaretleri yok? sorusunun cevabı aslında sadece edebi bir teknik değildir. Bu tercih, kitabın dünyasıyla doğrudan bağlantılıdır.

Saramago, insanların düzenini kaybettiği bir hikâyeyi anlatırken okuyucuya da küçük bir düzen kaybı yaşatır.

Bizi biraz rahatsız eder.

Biraz düşündürür.

Biraz da kendi içimize bakmamızı sağlar.

Belki de en güzel tarafı şudur: Kitabı okurken sadece karakterlerin körlüğünü izlemeyiz. Kendi hayatımızdaki görünmeyen kör noktaları da fark ederiz.

Bazen bir arkadaşımızın üzgün olduğunu görmeyiz.

Bazen yanımızdaki insanın sessizliğini anlamayız.

Bazen de kendi kafamızın içindeki gürültüden başka hiçbir şeyi duymayız.

Belki Saramago’nun noktaları kaldırmasının sebebi de budur.

Çünkü bazı şeyleri anlamak için önce biraz kaybolmak gerekir.

Hem zaten hayat dediğimiz şey de biraz böyle değil mi?

Kimi zaman virgül beklerken hayat önümüze kocaman bir soru işareti koyar.

Kimi zaman da tam bitti dediğimiz yerde yeni bir paragraf açılır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.profikir.com.tr https://softpark.com.tr https://yerhostesligi.com.tr Sitemap
ilbet giriş