Küresel İklim Değişikliği Nedeniyle Afete Neden Olabilecek Doğa Olaylarına Örnekler: Dünya Isınıyor, Biz Hâlâ Kombi Ayarıyla Kavga Ediyoruz İzmir’de yaşayan biri olarak hava durumuyla ilişkim biraz garip. Sabah evden çıkarken gökyüzüne bakıp “Bugün güzel olacak galiba” diyorum, beş dakika sonra ter içinde kalınca da kendi kendime “Meteoroloji değil, ben yanılmışım” diye söyleniyorum. Aslında bu küçük günlük şaşkınlıklar, büyük bir gerçeğin minik fragmanları gibi. Dünya’nın iklimi değişiyor. Mevsimler eski düzenini kaybediyor, daha önce alışık olmadığımız hava olayları daha sık görülüyor. Eskiden “yüz yılda bir olur” denilen bazı olaylar artık çok daha fazla karşımıza çıkabiliyor. İşte tam bu noktada akla şu soru…
Yorum BırakHızlı Fikir Molası Yazılar
Bitüm 50/70 Nedir? Yolun Hafızasını Edebiyatın Aynasında Okumak Kelimeler yalnızca anlam taşıyan araçlar değildir; onlar bazen bir çağın ruhunu, bir toplumun hafızasını ve insanın dünyayla kurduğu ilişkiyi de taşırlar. Bir romanın sessiz bir karakteri, bir şiirin unutulmaz dizesi ya da bir öykünün küçük bir ayrıntısı nasıl büyük anlam katmanları oluşturabiliyorsa, gündelik hayatta karşılaştığımız teknik kavramlar da kendi hikâyelerini barındırır. “Bitüm 50/70” ilk bakışta yalnızca inşaat ve yol teknolojisine ait bir terim gibi görünse de, edebiyatın geniş perspektifinden bakıldığında insanın mekânla, yolculukla, zamanla ve dönüşümle kurduğu ilişkinin sembolik bir anlatısına dönüşebilir. Edebiyat bize nesnelerin yalnızca görünen yüzlerini değil, onların arkasındaki anlam…
Yorum BırakMerhaba! Laye sayfasında bugün “Körlük kitabında neden noktalama işaretleri yok” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. Körlük Kitabında Neden Noktalama İşaretleri Yok? Saramago’nun Sessiz Çığlığına Biraz Kahkaha ile Bakmak Bir gün virgülü kaybettim, hayatım değişti Bazı kitaplar vardır, kapağını açınca hikâyeye değil, önce kendi alışkanlıklarınıza çarparsınız. Benim için Körlük kitabında neden noktalama işaretleri yok? sorusu tam olarak böyle bir çarpışmaydı. Hani sabah kahvenizi alırsınız, koltuğa oturursunuz, “Bugün biraz kitap okuyup kafamı dinlendireyim” dersiniz ya… Sonra kitap size dönüp “Önce şu kafandaki bütün düzen takıntılarını bir kenara bırak bakalım” der. İşte José Saramago’nun Körlük kitabı tam olarak bunu yapıyor. İzmir’de yaşayan biri…
Yorum BırakKöknar nerede görülür? Ormanların Sessiz ve Zarif Ağacının İzinde Sizi Laye’da “Köknar nerede görülür” konusuyla ilgili özenle hazırlanmış bu içeriğe bekliyoruz. Çocukken Ankara’da kış ayları geldiğinde en çok sevdiğim şeylerden biri, sokakların gri havasından uzaklaşıp ormana gitmekti. Babam hafta sonları bazen bizi çevredeki mesire alanlarına götürürdü. O zamanlar ağaçların isimlerini çok bilmezdim; sadece uzun boylu, gökyüzüne doğru uzanan ağaçlara bakıp hayran kalırdım. Yıllar sonra ekonomi okurken veri analizleriyle uğraşmaya başladığımda, doğadaki düzenin de aslında rakamlardaki gibi belirli kurallara bağlı olduğunu fark ettim. Her ağacın kendine ait bir yaşam alanı vardı. Köknar da bu özel ağaçlardan biri. Türkiye’de ve dünyanın birçok…
Yorum BırakBasınçlı Pişirme Sağlıklı mıdır? Bir Tencerenin İçinde Saklı Felsefi Sorular Bir mutfakta, sessizce çalışan bir basınçlı pişiricinin kapağına bakarken şu soru akla gelebilir: İçinde kaynayan yalnızca sebzeler, bakliyatlar ya da et midir; yoksa insanın doğayla, teknolojiyle ve kendi bedeniyle kurduğu ilişkinin küçük bir modeli de orada mı saklıdır? Bir nesneye “iyi” ya da “kötü” demeden önce onu hangi ölçütlerle değerlendirdiğimizi sorgulamak gerekir. Bir yemek pişirme yöntemi sağlıklı mıdır? Bu sorunun yanıtı yalnızca vitamin kaybı, besin değeri veya pişirme süresi gibi bilimsel verilere indirgenebilir mi? Yoksa sağlığın anlamı; etik tercihlerimiz, bilgiye ulaşma biçimimiz ve insan varoluşunu nasıl kavradığımızla da bağlantılı mıdır?…
Yorum BırakDut Gibi Sarhoş Ne Demek? Günlük Dilin En Renkli Benzetmelerinden Birine Eleştirel Bakış “Dut gibi sarhoş” sözü aslında ne anlatıyor? Türkçenin en eğlenceli taraflarından biri, bazen tek bir cümlenin koca bir hikâye anlatabilmesidir. “Dut gibi sarhoş” ifadesi de tam olarak böyle bir söz. Bir kişinin aşırı derecede alkol alıp kendini kontrol etmekte zorlandığını, ayakta durmakta güçlük çektiğini, konuşmalarının karıştığını ya da davranışlarının normalden tamamen farklı hale geldiğini anlatmak için kullanılır. Peki neden özellikle “dut”? İşte burada Türkçenin o kendine has mizahı devreye giriyor. Dut, dalından kopunca kolay dağılan, ezilen, yumuşak bir meyvedir. Bir anlamda insanın fazla içtikten sonra toparlayamayan hâliyle…
Yorum BırakPeygamber Efendimizin Devesinin İsmi Neydi? Kalbimde İz Bırakan Kasva Hikâyesi Kayseri’de yaşadığım evin küçük odasında, eski ahşap masamın başına oturduğum bir akşam bu satırları yazıyorum. Dışarıda kışın kendini hissettiren soğuk bir hava var. Pencereden baktığımda Erciyes’in beyaz örtüsünü görüyorum. Böyle akşamlarda günlük tutmak benim için sadece yaşadıklarımı yazmak değil, kalbimde biriken duyguları hafifletmek anlamına geliyor. 25 yaşındayım ve yıllardır hislerimi yazıya dökmeyi seviyorum. Bazen büyük sevinçlerimi, bazen içimde kalan kırgınlıkları, bazen de tarif etmekte zorlandığım manevi duyguları defterimin sayfalarına bırakıyorum. O akşam da elimde kalem, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını düşünürken aklıma bir soru geldi: “Peygamber Efendimizin devesinin ismi…
Yorum BırakYalova İsmini Nereden Almıştır? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Bir Şehrin Hikâyesine Pedagojik Bakış Bir yerin adını öğrenmek, aslında yalnızca bir kelimenin kökenini keşfetmek değildir. Öğrenme; geçmişle bugün arasında bağ kurmayı, yaşadığımız çevreyi daha anlamlı hâle getirmeyi ve dünyaya farklı pencerelerden bakmayı sağlayan dönüştürücü bir süreçtir. Bir şehrin isminin ardındaki hikâyeyi araştırırken yalnızca tarih bilgisi edinmeyiz; aynı zamanda kültür, dil, coğrafya ve insan ilişkileri üzerine düşünmeye başlarız. “Yalova ismi nereden almıştır?” sorusu da bu açıdan yalnızca bir etimoloji sorusu değildir. Bu soru, bir bölgenin geçmişini, insanların yaşadığı değişimleri ve kültürel hafızanın nasıl aktarıldığını anlamaya yönelik güçlü bir öğrenme fırsatıdır. Eğitim açısından bakıldığında…
Yorum BırakKuver legal mi? Türkiye’de ve dünyada restoran ücretlendirme kültürüne bakış Bursa’da dışarıda yemek yerken, özellikle de biraz daha şık bir restorana gittiğimizde menüde ya da hesap geldiğinde karşımıza çıkan bazı kalemler insanın kafasını karıştırabiliyor. Bunlardan biri de “kuver” ücreti. Açıkçası birçok kişi gibi ben de ilk zamanlarda “Kuver legal mi?” sorusunu kendime sordum. Çünkü masaya oturuyorsunuz, ekmek geliyor, bazen su ya da küçük ikramlar sunuluyor ve hesabın sonunda ekstra bir ücret görüyorsunuz. Peki bu uygulama gerçekten yasal mı, yoksa müşteriden alınmaması gereken bir bedel mi? Bu konu sadece Türkiye’ye özgü değil. Dünyanın farklı ülkelerinde restoran kültürü, servis anlayışı ve müşteriden…
Yorum BırakKelimeler, yalnızca anlatmak için değil, yeniden yaşatmak için de vardır; bir hikâyenin aynı duyguyu farklı zamanlarda tekrar üretmesi, bir karakterin geçmişine dönüp yeniden hesaplaşması ya da bir metnin kendi içinde yankılanması, edebiyatın en büyüleyici döngülerinden birini oluşturur. Tıpkı insan hafızası gibi anlatılar da bazen aynı noktaya geri döner, değişerek tekrar eder ve her dönüşte yeni bir anlam kazanır. Bu nedenle “loop döngü sistemi nedir?” sorusu yalnızca teknoloji dünyasına ait bir kavram değildir; edebiyatın ritminde, anlatı yapılarında ve insan deneyimini aktaran metinlerde de güçlü karşılıkları bulunan bir düşünce biçimidir. Loop döngü sistemi nedir? Edebî anlatılarda tekrarın ve dönüşün anlamı Loop döngü…
Yorum Bırak