İŞKUR kapsamında çalışan bir işe gitmesek ne olur?
Ankara’da sabahlar hep biraz sert başlar. Hele kışsa… O gri gökyüzü, camdan içeri süzülen soğuk ve sokakta aceleyle yürüyen insanlar bana hep aynı şeyi düşündürür: herkes bir yerlere yetişiyor ama kimse nereye gittiğini gerçekten konuşmuyor.
Ben 25 yaşındayım. Ekonomi okudum. Mezun olduktan sonra veri analiziyle ilgilendim, birkaç projede çalıştım, işsizlik dönemlerini de gördüm, “şanslısın gençsin” cümlesini de çok duydum. İŞKUR’la ilk tanışmam da tam o döneme denk geldi. O zaman anlam veremediğim birçok şey, sonradan rakamlarla ve insan hikâyeleriyle birleşince daha net görünmeye başladı.
Bugün sık sorulan ama çoğu zaman yüzeysel geçilen bir konuya, yani İŞKUR kapsamında çalışan bir işe gitmesek ne olur? meselesine biraz içeriden, biraz da sokaktan bakmak istiyorum.
İŞKUR kapsamında çalışan bir işe gitmesek ne olur? İlk karşılaşma
İlk kez İŞKUR’la işim üniversite sonrası oldu. Bir arkadaşım “kurs açılmış, hem para veriyorlar hem deneyim oluyor” demişti. O dönem TÜİK verilerine bakıyordum; genç işsizlik oranı %20’lere dayanmıştı. Rakamları okuyunca kolay geliyor ama gerçek hayatta bu oran, arkadaş grubunun yarısının iş araması demekti.
İŞKUR’un verilerine göre her yıl yüz binlerce kişi aktif işgücü programlarına katılıyor. Bunların içinde mesleki eğitim kursları, işbaşı eğitim programları ve toplum yararına programlar var. Ama herkes aynı motivasyonla başlamıyor. Kimi gerçekten öğrenmek için geliyor, kimi sadece sigorta ve günlük harçlık için, kimi de “boşta kalmayayım” diye.
Benim girdiğim programda sabah 8.30’da yoklama alınırdı. Bir gün otobüsü kaçırdım. “Bir şey olmaz” dedim. Ama günün sonunda şunu öğrendim: bu sistemde “bir şey olmaz” diye bir şey pek yok.
İŞKUR kapsamında çalışan bir işe gitmesek ne olur? Kurallar ve gerçeklik
İŞKUR destekli programlarda devam zorunluluğu en kritik şeylerden biri. Çünkü bu programlar sadece “iş” değil, aynı zamanda devlet destekli bir istihdam politikası.
Devamsızlık neyi tetikler?
Eğer İŞKUR kapsamında bir işe ya da programa gitmezseniz genellikle şu sonuçlarla karşılaşırsınız:
Günlük ödeme kesilir
Sigorta günleri işlenmez
Belirli sayıda devamsızlıkta programdan çıkarılırsınız
Bazı durumlarda yeni programlara katılım hakkınız kısıtlanabilir
Ama asıl mesele cezadan çok sistemin mantığı. Devlet burada “katılım karşılığı destek” modeli uyguluyor. Yani çalışmadığınız her gün sadece gelir değil, aynı zamanda kayıtlı deneyim fırsatı da kayboluyor.
Veriyle bakınca ne görüyoruz?
İŞKUR’un yıllık raporlarına göre aktif işgücü programlarına katılanların önemli bir kısmı kurs bitmeden ayrılıyor. Bunun sebepleri arasında:
Ulaşım zorluğu
İşin beklentiyi karşılamaması
Motivasyon düşüklüğü
Daha iyi iş bulma süreci
gibi faktörler var. Ekonomi açısından bakınca bu aslında bir “eşleşme problemi”. İşveren iş gücü istiyor, çalışan ise uygun koşul arıyor. Arada kalan boşlukta İŞKUR bir köprü olmaya çalışıyor.
İŞKUR kapsamında çalışan bir işe gitmesek ne olur? Sahadan bir gün
Bir dönem veri işi yaptığım için küçük bir saha gözlemi fırsatı yakalamıştım. Ankara OSTİM tarafında bir atölyede İŞKUR destekli çalışanlarla konuşmuştum.
Bir genç vardı, adını unuttum ama söyledikleri aklımda:
“Abi ben aslında yazılım istiyordum ama burası çıktı. Gelmezsem para kesiliyor, o yüzden geliyorum.”
O cümle çok şey anlatıyor. Çünkü sistemde herkes “istemek” ile “zorunda olmak” arasında bir yerde duruyor.
O gün fark ettim ki, İŞKUR kapsamında çalışan bir işe gitmesek ne olur? sorusunun cevabı sadece bireysel değil, yapısal.
İŞKUR kapsamında çalışan bir işe gitmesek ne olur? Bireysel etkiler
Bireysel açıdan baktığımızda en net sonuç gelir kaybı gibi görünür ama konu bununla bitmiyor.
1. Gelir kaybı
İŞKUR programlarında günlük ödeme genelde asgari ücretin belirli bir oranına göre hesaplanır. Gitmediğiniz gün bu gelir otomatik olarak düşer. Özellikle öğrenci ya da yeni mezun biri için bu ciddi bir fark yaratır.
2. Sigorta günleri
En çok gözden kaçan nokta burası. Katılım günleri sigorta primi olarak sayılır. Yani aslında sadece “çalışmış” sayılmazsınız, aynı zamanda sosyal güvenlik sistemine dahil olursunuz.
3. İş geçmişi etkisi
CV’de İŞKUR programları bazen küçük görülür ama işveren açısından önemli bir sinyal verir: “çalışma disiplini var mı?”
Gitmemek, bu sinyali de keser.
İŞKUR kapsamında çalışan bir işe gitmesek ne olur? Toplumsal taraf
Ekonomi okuduğum için meseleye sadece birey olarak bakamıyorum. Çünkü işsizlik dediğimiz şey aslında toplu bir davranış.
Türkiye’de genç işsizlik oranları dönem dönem değişiyor ama her zaman belirli bir seviyede kalıyor. Bu durum İŞKUR gibi kurumları daha kritik hale getiriyor.
Ama sahada gördüğüm şey şu: herkes aynı noktada değil.
Bir kısmı sistemi bir “geçiş basamağı” olarak görüyor. Bir kısmı ise “zorunlu bekleme odası” gibi.
Bu fark çok önemli çünkü programın verimliliğini belirliyor.
İŞKUR kapsamında çalışan bir işe gitmesek ne olur? Gerçek hikâyeler
Bir arkadaşım vardı, üniversiteden sonra uzun süre iş bulamadı. İŞKUR üzerinden bir üretim tesisine yerleştirildi. İlk hafta çok hevesliydi. İkinci hafta “sıkıldım” dedi. Üçüncü hafta gitmedi.
Gitmeyince sistem otomatik olarak çıkardı. Bir daha benzer programa başvurması aylar sürdü.
Sonra başka bir tanıdığım tam tersi bir deneyim yaşadı. Aynı programda başladı, disiplinli gitti, ustalarla iyi iletişim kurdu ve program bitmeden işe alındı.
İki farklı hikâye, aynı sistem.
Aradaki fark tamamen devamlılıkta.
İŞKUR kapsamında çalışan bir işe gitmesek ne olur? Ekonomi gözüyle değerlendirme
Ekonomi perspektifinden bakınca İŞKUR programları bir tür “aktif işgücü piyasası politikası”dır. Amaç sadece iş vermek değil, iş gücünü piyasaya hazırlamaktır.
Verimlilik meselesi
OECD raporlarında bu tür programların etkisi genelde orta seviyede çıkar. Yani mucize yaratmaz ama tamamen etkisiz de değildir.
Başarıyı belirleyen şey:
Katılımcının devamlılığı
İşverenin programı ne kadar ciddiye aldığı
Eğitimin piyasa ihtiyacına uygunluğu
Benim gözlemim şu: Türkiye’de en büyük sorun “uyum” kısmında.
İŞKUR kapsamında çalışan bir işe gitmesek ne olur? Kısa cevap değil, uzun gerçek
Kısa cevap şu olurdu: para kesilir, programdan çıkarsın.
Ama gerçek cevap daha katmanlı.
Gitmediğinizde sadece bir gün değil, bir fırsat zincirini de kaybediyorsunuz. Çünkü bu sistemde her gün, yeni bir referans, yeni bir bağlantı, yeni bir deneyim anlamına geliyor.
Ankara’da sabah otobüsünde düşündüğüm şeylerden biri şu olmuştu: İnsanlar çoğu zaman büyük kararlarla değil, küçük devamsızlıklarla yön değiştiriyor.
Bir gün gitmemek, bazen sadece bir gün değildir.
İŞKUR kapsamında çalışan bir işe gitmesek ne olur? Son düşünce
Veriye bakınca tablo net: devam edenler daha çok kazanıyor, daha çok deneyim elde ediyor ve daha hızlı iş buluyor.
Ama sokakta konuşunca tablo biraz daha dağınık: motivasyon, beklenti, hayal kırıklığı ve gerçek hayat birbirine karışıyor.
Benim için en net çıkarım şu oldu: İŞKUR bir sistem olarak “fırsat” üretmeye çalışıyor ama o fırsatın neye dönüşeceği tamamen kişinin devamlılığıyla şekilleniyor.
Gitmemek, sadece bir gün kaçırmak değil; bazen kendi ihtimalini biraz daha küçültmek anlamına geliyor.
Önerdiğimiz İçerik: İŞKUR Gençlik Programı kaç ay sürüyor ?
Şunları da İnceleyin: İŞKUR hangi bankayla çalışıyor ?